Uyuşturucu Maddenin Gizlenmiş Olması Tek Başına Suçun Uyuşturucu Madde Ticareti Olduğunu Göstermez.
Uyuşturucu Maddenin Gizlenmiş Olması Tek Başına Suçun Uyuşturucu Madde Ticareti Olduğunu Göstermez.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/2150 E. , 2024/17220 K. :
''Kolluk görevlilerince sanığa ait ikamette yapılan aramada, masanın ayağına gizlenmiş vaziyette net 216,4 gram ve dolaptaki kavanozda net 7,2 gram bitki parçacıkları ile masa üzerindeki rafta içmek için hazırlanmış bitki parçacıklarının ele geçirildiği olayda; uzmanlık raporuna göre suça konu hint keneviri bitkisinden elde edilebilecek esrarın 154,72 gramdan ibaret olduğunun ve yapılan idrar tahlilinden, sanığın amfetamin ve esrar kullandığının anlaşılması karşısında, sanığın savunmasının aksine, ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanma dışında satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin, kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde belirtilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.'' Demiştir.
Bu karardan da görüleceği üzere uyuşturucu madde ticareti suçlarında sanığın uyuşturucu maddeyi ticari amaçla elinde bulundurduğu ispat edilmek zorundadır. Buna da sanığın ticari saikle hareket etmesi denir. Sanığın ''ticari saikle'' hareket etmediğine kanaat getirildiğinde Türk Ceza Kanununun 191. maddesinde belirtilen ''kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan'' cezalandırılması gerekir.
Yine sanığın uyuşturucu maddeyi gizlemiş olması da tek başına Türk Ceza Kanununun 188. Maddesinin uygulanması için yeterli değildir.
