SENİ PARAMLA SATIN ALIRIM SÖZÜ HAKARET SUÇUNU OLUŞTURUR MU?
“Seni Paramla Satın Alırım” Sözü Hakaret Suçu Oluşturur mu?
Günlük hayatta yaşanan tartışmalarda taraflar birbirlerine karşı kırıcı, küçümseyici veya kaba ifadeler kullanabilir. Ancak kullanılan her rahatsız edici söz, Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret suçu oluşturmaz.
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 18.02.2020 tarihli, 2019/8789 E. ve 2020/4519 K. sayılı kararı, bu ayrımın anlaşılması bakımından önemlidir.
Yargıtay, somut olayda kullanılan “Seni paramla satın alırım” sözünün kaba bir hitap tarzı niteliğinde olduğunu, ancak karşı tarafın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmadığını belirterek hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir.
Bu karar, hakaret suçunun değerlendirilmesinde yalnızca sözcüklerin değil, sözlerin söylendiği ortamın, tartışmanın gelişiminin ve olayın bütününün de önem taşıdığını göstermektedir.
Yargıtay Kararına Konu Olayda Ne Yaşandı?
Yargıtay kararına konu olayda taraflar arasında bir tartışma yaşanmıştır. Katılan, sanığa hitaben “Cebinizde beş kuruş paranız yok, gelip burada konuşuyorsunuz.” şeklinde bir ifade kullanmıştır.
Bunun üzerine sanık, katılana “Seni paramla satın alırım.” demiştir.
Yerel mahkeme, sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı vermiştir. Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 18. Ceza Dairesi ise kullanılan sözün hukuki niteliğini değerlendirmiş ve bu ifadenin somut olayda hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Yargıtay'a göre hakaret suçunun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması ve kanunda aranan nitelikleri taşıması gerekir. Her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici söz, yalnızca kaba olduğu için hakaret suçu kapsamında değerlendirilemez.
Karar: Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/8789 E., 2020/4519 K., 18.02.2020.
Hakaret Suçu Nedir? TCK 125 Ne Diyor?
Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK m. 125 kapsamında hakaret suçu genel olarak iki şekilde gündeme gelebilir:
-
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi.
-
Bir kimseye sövülmesi.
Kanunda ayrıca mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için en az üç kişiyle ihtilat şartı gibi özel koşullar da düzenlenmiştir. Hakaretin alenen işlenmesi ise kanunda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Burada önemli olan, sözün mağdur tarafından rahatsız edici bulunmasıyla ceza hukuku anlamında hakaret suçunun oluşmasının aynı şey olmamasıdır.
Bir söz kişiyi incitebilir, öfkelendirebilir veya küçük düşürülmüş hissettirebilir. Bununla birlikte, ceza sorumluluğunun doğması için sözün kanuni unsurları taşıması gerekir.
Her Kaba veya Kırıcı Söz Hakaret Sayılır mı?
Hayır. Yargıtay içtihatlarında, her kaba sözün veya ağır eleştirinin hakaret suçunu oluşturmayacağı kabul edilmektedir.
Bir ifadenin hakaret niteliğinde olup olmadığı değerlendirilirken şu hususlar önem taşır:
-
Sözün anlamı: Kullanılan ifade, mağdura somut bir fiil veya olgu isnat ediyor mu, yoksa sövme niteliğinde mi?
-
Söyleniş biçimi: İfade hangi amaçla ve hangi koşullarda kullanılmış?
-
Tartışmanın gelişimi: Taraflar arasında önceden yaşanan bir olay veya karşılıklı sözler bulunuyor mu?
-
Olayın bütünü: Söz, tek başına mı yoksa daha geniş bir tartışmanın parçası olarak mı değerlendirilmelidir?
-
Kanuni unsurlar: İfade, TCK m. 125 kapsamında aranan unsurları taşıyor mu?
Bu ölçütler, kullanılan her sözün otomatik olarak suç sayılmasını önler. Bununla birlikte, bir ifadenin kaba veya rahatsız edici olması da her durumda hukuki sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez. Somut olayın koşulları belirleyicidir.
“Seni Paramla Satın Alırım” Sözü Neden Hakaret Sayılmadı?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, söz konusu ifadeyi somut olayda kaba bir hitap tarzı olarak değerlendirmiştir.
Kararın temel gerekçesi, ifadenin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmamasıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Yargıtay'ın bu ifadeyi her koşulda hukuka uygun veya kabul edilebilir ilan etmemesidir. Karar, sözün belirli bir tartışma içerisinde kullanıldığı somut olaya ilişkindir.
Dolayısıyla aynı sözün başka bir olayda kullanılması hâlinde, olayın özellikleri ve ifadenin bağlamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Önemli sonuç: Bir ifadenin kaba, küçümseyici veya rahatsız edici olması tek başına hakaret suçunun oluştuğunu göstermeye yeterli değildir.
Hakaret Davasında Sözün Bağlamı Neden Önemlidir?
Ceza yargılamasında sözlerin yalnızca kelime anlamları üzerinden değerlendirilmesi her zaman yeterli değildir.
Örneğin bir tartışmada kullanılan ifade, tarafların birbirlerine söyledikleri sözler, olayın başlangıcı ve gelişimi ile birlikte ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, ifadenin gerçekten hakaret niteliği taşıyıp taşımadığının belirlenmesine yardımcı olur.
Yargıtay'ın incelediği olayda da katılanın önce sanığa yönelik sözleri ve sanığın buna karşılık verdiği ifade birlikte değerlendirilmiştir.
Kararda ayrıca olayın çıkış nedeni ve gelişimi bakımından TCK m. 129'da düzenlenen haksız fiile tepki nedeniyle hakaret hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu durum, hakaret davalarında yalnızca şikâyete konu sözün değil, olayın bütününün de hukuki değerlendirmeye dâhil edilmesi gerektiğini göstermektedir.
Hakaret Suçunda Şikâyet ve Ceza Sorumluluğu
Hakaret suçuyla karşılaşıldığında, kullanılan ifadenin suç oluşturup oluşturmadığının yanı sıra şikâyet şartı, şikâyet süresi, uzlaştırma hükümlerinin uygulanabilirliği ve somut olayın diğer özellikleri de değerlendirilmelidir.
Bu konularda güncel mevzuat ve suç tarihindeki hukuki düzenleme dikkate alınmalıdır. Hakaret suçuna ilişkin kanuni düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, somut olay bakımından uygulanacak hükümler ayrıca belirlenmelidir.
Bir kişinin kendisine hakaret edildiğini düşünmesi, tek başına karşı tarafın cezalandırılacağı anlamına gelmez. Savcılık ve mahkeme, olayın özelliklerini ve mevcut delilleri değerlendirerek suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına karar verir.
Aynı şekilde, bir sözün Yargıtay tarafından belirli bir olayda hakaret sayılmamış olması da benzer ifadelerin bütün olaylarda aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez.
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin Kararının Önemi
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2019/8789 E., 2020/4519 K. sayılı kararı, hakaret suçunun sınırlarını anlamak bakımından dikkat çekicidir.
Karardan çıkarılabilecek temel sonuçlar şunlardır:
-
Her kaba veya rahatsız edici söz hakaret suçu oluşturmaz.
-
Sözün kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olup olmadığı değerlendirilmelidir.
-
İfade, söylendiği tartışmanın koşullarıyla birlikte ele alınmalıdır.
-
Hakaret suçunun unsurları oluşmadan yalnızca sözün kaba bulunmasına dayanılarak mahkûmiyet kararı verilemez.
-
Somut olayın gelişimi, haksız fiile tepki hükümleri bakımından da önem taşıyabilir.
Bu yaklaşım, ifade özgürlüğü ile kişilerin onur ve saygınlığının korunması arasındaki hukuki sınırın belirlenmesine katkı sağlamaktadır.
Sinop Hakaret Davalarında Hukuki Değerlendirme
Hakaret suçuna ilişkin bir soruşturma veya ceza davasında, kullanılan sözlerin hukuki niteliği ve olayın gelişimi birlikte değerlendirilmelidir.
Sinop'ta hakaret suçuna ilişkin şikâyet, soruşturma veya ceza yargılamasıyla karşılaşan kişiler bakımından; mesajlar, ses kayıtları, tanık anlatımları ve olayın gerçekleşme biçimi gibi deliller önem taşıyabilir.
Sinop ceza avukatı veya Sinop hakaret davası avukatı arayan kişilerin, somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme yapılmasını sağlaması önemlidir.
Nevizade Hukuk Bürosu, ceza hukuku alanındaki hukuki uyuşmazlıklarda mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde hukuki değerlendirme yapılmasına yönelik hizmet sunmaktadır.
Sonuç: “Seni Paramla Satın Alırım” Demek Suç mu?
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 18.02.2020 tarihli, 2019/8789 E. ve 2020/4519 K. sayılı kararında, “Seni paramla satın alırım.” ifadesinin somut olayda hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı kabul edilmiştir.
Yargıtay, ifadenin kaba bir hitap tarzı niteliğinde olduğunu; ancak karşı tarafın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmadığını belirtmiştir.
Bununla birlikte, bu karar söz konusu ifadenin her olayda hakaret sayılamayacağı yönünde mutlak bir kural oluşturmaz. Her uyuşmazlık, kullanılan sözler ve olayın bütün koşulları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Hakaret suçunun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde esas olan, ifadenin yalnızca rahatsız edici olup olmadığı değil, TCK m. 125'te aranan kanuni unsurları taşıyıp taşımadığıdır.
İlgili Yargıtay Kararı
-
Mahkeme: Yargıtay 18. Ceza Dairesi
-
Esas No: 2019/8789
-
Karar No: 2020/4519
-
Karar Tarihi: 18.02.2020
-
Konu: “Seni paramla satın alırım” ifadesinin somut olayda hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaması.
Nevizade Hukuk Bürosu
Web sitesi: https://www.nevizadehukuk.com
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki uyuşmazlıklar, somut olayın özellikleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
