Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/19875 E., 2016/12496 K. sayılı kararı
''...Mahkemece, davacının iki haftalık kesin süre içerisinde delil ve tanık bildirmediğinden bahisle boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de ; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalının cevap dilekçesinde; ... isimli şahıs ile telefonla konuştuğunu ve müşterek çocuğu da alarak yüz yüze görüşmeye gittiğini ve bu görüşmenin duygusal bir yön içermediğini beyan ettiği, böylelikle... isimli şahıs ile telefonla konuştuğunu ve görüştüğünü ikrar ettiği, ayrıca dosya arasına alınan telefon kayıtlarında da davalı kadının... isimli şahısla olağanının dışında konuşma kayıtlarının olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, kadının cevap dilekçesindeki beyanı ve telefon kayıtları nazara alındığında davalının güven sarsıcı davranış içerinde bulunduğunun ve mevcut dosya kapsamına göre de erkeğin iddiasının ispatladığının kabulü gerekir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen bu duruma göre, erkeğin davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.''
İşbu karardan da görüleceği üzere boşanma davalarında HTS kayıtları büyük bir önem arz etmektedir. Davalı'nın üçüncü bir kişiyle mutad dışı sürekli olarak telefon görüşmeleri yapması sadakat yükümlülüğünün ihlali sonucu doğuracaktır. Güven sarsıcı davranışta bulunan eş boşanma davasında kusurludur.
Yukarıdaki Yargıtay Kararından da anlaşılacağı gibi güven sarsıcı davranışların ispatında tarafların HTS kayıtları çok büyük önem arz etmektedir.